Bir Kitap Dinle

Alle afleveringen

588 afleveringen, van nieuw naar oud

  1. Öykü | Metin Nart - Sahaftaki Kuş

    18 oktober 2020 · 22 min

    Afspelen
    "Sahaftaki Kuş, Metin Nart" Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya "Artık hayatta olmayan insanların yakalara iliştirilmiş fotoğrafları ellerimin altından akıyor. Birkaç saniye baktıktan sonra kutuya, kim bilir, kaç kez daha değişmiş yeni yerlerine koyuyorum. Hem içim ürperiyor hem duygulanıyorum. Cenaze yaka fotoğrafı koleksiyonu da oluyormuş. Sahafın yüzüne bakıyorum arada. Yaşamla ölüm arasındaki yolda, ölüme daha yakın duruyor. O kadar da sakin. Sahaf olmasından mı?" Lees meer
  2. Öykü | Kerem Bakıcı - Oy Havar

    12 oktober 2020 · 5 min

    Afspelen
    "Kerem Bakıcı, Oy Havar (İshak Edebiyat, 2020)" Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya "Öptü biri alnımdan. Yaş birikti gözlerine. Sardılar beni çiçekli-böcekli battaniyeme. Yaşı geçkin bir ihtiyar gibi öksüren traktörün römorkuna yerleştirdiler. Yarı açık göz kapaklarımı kapatmadı kimse. Ağaçlardan biri selam durdu. Kokladım dallarını gözlerimle. Bahar koktu. Yaşam kokmadı ama." Lees meer
  3. Öykü | Arzu Armağan Akkanatlı - Kırmızılı Türkü

    7 oktober 2020 · 8 min

    Afspelen

    Arzu Armağan Akkanatlı, Kırmızılı Türkü (İshak Edebiyat, 2020) Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya "Bu böyle olmaz ama nasıl olur bilmiyorum. Olamayacağını biliyorsam nasıl olacağını niye bilemiyorum? Bilememe sorunum var."

  4. Öykü | Hatice Tosun - Ben Ayla

    4 oktober 2020 · 17 min

    Afspelen
    Hatice Tosun, Ben Ayla (İshak Edebiyat, 2020) Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya "Bir kâğıt sesi duydum. Annemin elinden babamın eline geçen bir kâğıdın sesini. Beni bacağımdaki ipten kurtaran, bana sınava girme özgürlüğü tanıyan, babamın beni kaldığı yerden sevmesine yarayan, İhsan’ı bir daha görmeme engel olan bir kâğıt sesi. O kâğıdı hiç görmedim." Lees meer
  5. Öykü | Yusuf Can Gökkaya - 24 Eylül

    1 oktober 2020 · 13 min

    Afspelen

    Ne değerli olabilirdi ki aileden başka? Yeşil çimenler, uzun serviler, anılar, atalar; bir yaşam bahar ama bir yaşam kadar… Sevgi ve rahmetle… Yazan - Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya

  6. Öykü | Vildan Külahlı - Maydanoz

    28 september 2020 · 13 min

    Afspelen
    "Böyle konuşmak, yani dilediğince, yani gönlünce, kendimi epey iyi hissettiriyor bana. Saate bakıyorum. Uzun süredir bu kadar konuşmadığımı fark edip anlamsız bir yerde susuyorum." Vildan Külahlı, Maydanoz ( İshak Edebiyat, 2020) Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya Lees meer
  7. Öykü | Saliha Samanlı - Tortu

    26 september 2020 · 9 min

    Afspelen
    “Tespih böceği gibi olacaksın.” derdi. “Geceleri canavar gelip sana dokunduğunda başını karnına kadar eğip dizlerini göğsüne çekeceksin ki işini bitirip hemen gitsin. Avuç içlerin kanepeye yapışık gibi olsun. İçinden yüze kadar say. Çok sessiz olmalısın, canavar uyanık olduğunu bilmemeli. Sen, ben bir de sarı kanepe. Anlaştık mı?” Saliha Samanlı, Tortu (İshak Edebiyat, 2020). Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya Lees meer
  8. Öykü | Senem Gezeroğlu - Haber

    23 september 2020 · 11 min

    Afspelen
    Senem Gezeroğlu - Haber (İshak Edebiyat, 2020) Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya "ellerin/ dudakların/ burnun/ kulakların/ gözlerin/ ayakların/ kalbin/ hepimiz sendin/ senin içindik/ hep birlikte ne kadar da güzeldik/ senin için bir araya gelmiştik/ değil mi ki bu hikâyede bile harf harf ayrılırken her birimiz/ bütün parçalar/ bütün yarınlar/ bütün kadınlar/ er ya da geç bir araya gelecek değil mi¬yiz/" @ishakedebiyat @senemgezeroglu #senemgezeroglu #ishakedebiyat Lees meer
  9. Öykü | Necati Cumalı - Aklım Arkada Kalacak

    20 september 2020 · 19 min

    Afspelen

    Necati Cumalı - Aklım Arkada Kalacak Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya (@cancaseyler ) ". Bizim sokak durgun, sıkıcı gibi görünür tanımayana. Eminim, benim canım hiç sıkılmadı. Hem o vakit böyle yola çıkarken, hiç olmazsa aklım arkada kalmazdı!.."

  10. Öykü | Amelia Edwards - Hayalet Postası Arabası

    16 september 2020 · 36 min

    Afspelen
    Amelia Edwards - Hayalet Postası Arabası İthaki Yayınları, 2004:72 Çeviren: Barış E. Alkım Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya ( @cancaseyler ) "Size anlatacağım olayları doğrulayan gerçekler mevcut. Bunlar bizzat başıma geldi ve anılarım her şey daha dün olmuşçasına canlı. Oysa o gecenin üzerinden yirmi yıl geçti. Bu yirmi yıl boyunca öykümü yalnızca bir kişiye aktardım. Şimdi de güçlükle üstesinden gelebildiğim bir gönülsüzlükle anlatıyorum. Sizden tek ricam, kendi vardığınız sonuçları bana kabul ettirmeye çalışmaktan kaçınmanızdır. Ne açıklama istiyorum, ne de bir tartışma. Bu konuya dair görüşüm kesindir ve kendi duyularımın güvenebileceğim tanıklığı da varken, her şeyi olduğu gibi kabullenmeyi tercih ediyorum." Lees meer
  11. Öykü | Sait Faik Abasıyanık - Sarnıç

    12 september 2020 · 12 min

    Afspelen

    Sait Faik Abasıyanık - Sarnıç "“Önümüzde hayat... Her gün bir başka uykuya yatıp bir başka rüya göreceğiz. Halbuki zaman, ağır ağır bizimle beraber akan nehir, bir göle varıyordu. Bu gölde artık biz akmıyor, dalgalanıyorduk.”

  12. Şiir | Ataol Behramoğlu - Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var

    3 september 2020 · 3 min

    Afspelen
    “Ataol Behramoğlu - Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var” “ 📚 #ataolbehramoğlu - Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var” “ 🎶 Müzik: #lukehoward & #lior & #shards - Future Coda “ “ 🎤 Seslendirme: @cancaseyler “ . “Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır Kopmaz kökler salmaktır oraya Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına İnsan balıklama dalmalı içine hayatın Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana...” Lees meer
  13. Şiir | Ümit Yaşar Oğuzcan - Bekleyenler İçin

    2 augustus 2020 · 3 min

    Afspelen
    Ümit Yaşar Oğuzcan - Bekleyenler İçin "... Bir gün bu kapıdan sen gireceksin Biliyorum Ergeç bu bekleyişin bir sonu gelecek Yıllarca sonra Öldüğüm gün bile gelsen Bütün bu bekleyişlerimi ve öldüğümü unutup Çocuklar gibi sevineceğim Kalkıp sarılacağım ellerine Uzun uzun ağlayacağım..." Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya (@cancaseyler) Lees meer
  14. Öykü | Ahmet Mithat Efendi - Dolaptan Temaşa (Helva Sohbeti)

    12 juli 2020 · 14 min

    Afspelen
    "Helva Sohbeti" Ahmet Mithat Efendi'nin Dolaptan Temaşa adlı eserinde yer alan bu bölüm, Sayın Ömer Aslan'ın günümüz Türkçesine uyarlamasıyla, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları ( @isbankasikulturyayinlari )tarafından, 2018 yılında bizlere sunulmuştur. Dolaptan Temaşa'da yazar, eski İstanbul'daki gündelik yaşamdan kesitler eşliğinde mahalle kahvelerini, helva sohbetlerini ve bu sohbetlerdeki oyunları, meyhaneleri, akşamcıları ve buralardaki insan profillerini anlatarak zaman zaman da eleştirilerde bulunmaktadır. Ayrıca İstanbulda'ki Yahudilere, onların yaşam tarzlarına, giyim kuşamlarına, sosyal ve dini hayatlarındaki değişimlere ve Müslümanlardaki Yahudi imajına dair bilgiler de vermektedir. Dolaptan Temaşa kısa bir eser olmasına rağmen anlattığı dönem itibariyle oldukça yoğun ve zengin bir içeriğe sahiptir (Ömer Aslan) Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya ( @cancaseyler ) Lees meer
  15. Sesli Alıntı | Taçlı Yazıcıoğlu - Hep Sondan Başlar

    7 juli 2020 · 41 min

    Afspelen
    İletişim Yayınları tarafından 2019 yılında bizlere sunulan, Taçlı Yazıcıoğlu'nun kaleme aldığı "Hep Sondan Başlar" adlı eserinden "Uzak Geçmişteki Sevgiliye Biraz Tehirli Bir Mektup" bölümünü seslendirdim (s.59-75). Keyifli dinlemeler dilerim. "28.7.2017, Selam Suat, Kim derdi ki yirmi beş yıl önce yazdığın mektubu, bir gün günlüğünün arkasından çıkaracaksın ve sahibine yollayacaksın! Sakladığımı anımsadığıma bile şaşırdım, dile kolay, hani derler ya çeyrek asır. Sanki başkası yazmış. Ancak yazılan kişi sensin; sana yazılmış. Mektup artık adresine ulaşmalı. Önce seni eski mektubumla baş başa bırakıyorum: Geçmiş zaman Suat'ı umarım hoşuna gider. Sonuna bir şeyler daha ekledim. Okursun. Ece Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya Instagram/Spotify: @cancaseyler Lees meer
  16. Öykü | Yusuf Can Gökkaya - Sessiz Sokak

    4 juli 2020 · 15 min

    Afspelen

    "Sessiz Sokak" kendi yazdıklarım arasından seslendirdiğim ilk hikayedir. Biraz ben anlatırım biraz da Bornova. Keyifli dinlemeler... Yazan&Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya (@cancaseyler)

  17. Sesli Alıntı | Behçet Çelik - Belleğin Girdapları

    26 juni 2020 · 9 min

    Afspelen

    "Behçet Çelik - Belleğin Girdapları" (İletişim Yayınları, 2019) Behçet Çelik ile tanıştığım ilk kitap ve kitapta altını çizdiğim ilk satırların yer aldığı ilk bölüm. Keyifli dinlemeler... Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya (@cancaseyler)

  18. Öykü | Halil Cibran - Mezarların Çığlığı

    16 juni 2020 · 22 min

    Afspelen
    Ben orada mezarların önünde bir methiyeyi ezberden okumaya çalışırken sözcüksüzlük çeken bir konuşmacı gibi durdum. Nutkum tutulmuştu ama akan gözyaşlarım sözcüklerin yerini almıştı ve ruhum adına konuşuyordu. Bir süre düşünmeye yeltendiğimde ruhum karşı koydu, çünkü ruh karanlık çöktüğünde yapraklarını kapatan bir çiçek gibidir, gecenin hayali görüntüsüne güzel kokularını solumazlar. Sanki baskının kurbanlarını saklayan toprak o ıssız yerde kulaklarımı acı çeken ruhların hüzünlü ezgisiyle dolduruyor gibi ve beni konuşmaya teşvik ediyor gibi hissettim. Sessizliğin yolunda gittim ama eğer insanlar sessizliğin onlara ne dediğini anlasalar vadilerin çiçekleri gibi Tanrı’ya yakın olurlardı. Benim iç çeken ruhumun alevleri ağaçlara dokunsaydı, yerlerinden hareket edip güçlü bir ordunun askerleri gibi yürüyüp dallarıyla Emir’e karşı dövüşürlerdi ve manastırı o rahiplerin ve papazların başlarına yıkarlardı... Halil Cibran - Mezarların Çığlığı Seslendiren: Yusuf Can GÖKKAYA (@cancaseyler) Lees meer
  19. Öykü | Sabahattin Ali - Hasanboğuldu

    24 mei 2020 · 33 min

    Afspelen
    ‘Hasanboğuldu’ (1942) adlı öyküde, başkişi, 4-5 günlüğüne, Kaz Dağları’nda, Yörüklerle kalacaktır. Onu gideceği yere götürecek olan, kendisi de şans eseri oraya gidecek olan, 18-20 yaşlarındaki bir Yörük kızı olan Hacer’dir. Hacer, dereler, çağlayanlar vb. aştıklarında bölgeyle ilgili açıklamalarda bulunur, bir tür rehberlik eder. Hasanboğuldu Büveti’ne (gölet) böyle varırlar. Bir süre sonra, Hacer, başkişiye, bu büvete bu adın verilme nedenine ilişkin öyküyü anlatacaktır. Bu öyküde de, dağlı-ovalı karşıtlığı işleniyor. Ovalı Hasan ile Dağlı Emine’nin aşkı mutlu sona varamayacaktır: “İnsan nereye giderse rızkı da beraber gidermiş; bunu düşündüğüm yok. Ama ben dağlıyım, bu çukur ovalarda kalamam. Köyünüzün eli kınalı kızlarına katışamam, senin içine dert olur… Kızılbaş kızı geldi de Hasan’ı elimizden aldı derler, benim içime dert olur… Yörük kızı dağdan köye, çadırdan eve inmemeli… Ben seni görmemeliydim… Gördüm, sözüne uymamalıydım…” (Ali, 2002, s.174) Hasan, aşkı için dağda yaşamaya razı olunca, Yörükler onun için bir sınavı şart koşarlar. Sırtında ağır bir yükle obaya varabilirse, düğün yapacaklardır. Olaylar umdukları gibi gelişmeyecektir. Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya (@cancaseyler) Lees meer
  20. Öykü | Sabahattin Ali - Sulfata

    23 mei 2020 · 21 min

    Afspelen
    ‘Sulfata’ (1942) adlı öyküde, başkişi, dağlarda yolunu kaybeder; susuzluktan yanmaktadır. Sonunda bir ev, tarla ve kuyuyla karşılaşır. Susuzluğunu giderir, ev sahiplerinin dönmesini bekler. Bu, genç bir köylüdür. Eşi sıtma olmuştur ama devlet ilgilenmemiştir. “Bugün git yarın gel”, “bize değil falanca yere gideceksin” diye diye gittiklerine pişman ederler. Yardım etmesi beklenen doktorlar oralı olmazlar. Köylü, bu doktorların umursamazlıkları nedeniyle ölse yeridir… Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya ( @cancaseyler) Lees meer
  21. Guy De Maupassant - Mutluluk

    19 mei 2020 · 15 min

    Afspelen
    Bir başka kadın içini çekerek ağır bir sesle: “Ne önemi var,” diye mırıldandı, “mutlu olmuş ya!” Uzakta, ufkun derinliğinde Korsika karanlığa gömülüyor, yavaş yavaş denize dalıyor, sahillerine sığınmış iki yoksul sevdalının hikâyesini, sanki bizzat anlatmak için ortaya çıkan muazzam silueti siliniyordu. 16 Mart 1884 Seslendiren: Yusuf Can GÖKKAYA @cancaseyler Lees meer
  22. Öykü | Sabahattin Ali - İki Kadın

    19 mei 2020 · 17 min

    Afspelen
    ‘İki Kadın’ (1942) adlı öyküde, 70’lik Kerim Ağa ve iki eşi, 45 yıllık eşi Hacer ve 5-6 yıllık eşi 24 yaşındaki Esma öne çıkan kişilikler. Kerim Ağa, günlerdir ishaldir. Günboyu evde yatar. Hastalığı bir türlü geçmez. Öleceğini düşünmeye başlar. Öte yandan, cimri biri olduğu anlaşılmaktadır. Eşleri, ölür ölmez paracıklarını ararlar; bulduklarını aralarında paylaşırlar. Bu öykü, İranlı öykücü Sâdık Hidâyet’in ‘Diri Gömülen’ (1930) adlı kitabındaki ‘Ölü Yiyiciler’ öyküsünü anımsatıyor (bkz. Gezgin, 2017). Okuyan: Yusuf Can Gökkaya @cancaseyler Lees meer
  23. Öykü | Sabahattin Ali - Yeni Dünya

    17 mei 2020 · 35 min

    Afspelen
    ‘Yeni Dünya’ (1942) adlı öykü, davulcu ve dansçı olan Türkmen baba-oğlun betimlenmesiyle açılıyor. Öyküde, bir köy düğünü konu ediliyor. Öykü ve kitabın adı, ‘Yeni Dünya’ adlı dansçı kadından geliyor. Düğüncüler, Yeni Dünya’yı beğenmezler; başka bir kadın (Deli Emine) ararlar. Deli Emine gelince, Yeni Dünya’yla birlikte dansa kalkar, düğüncüleri eğlendirirler. Öykünün devamında düğün gelenekleri anlatılır. Olaylar gelişir. Yeni Dünya’nın sonu iyi olmaz… Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya (@cancaseyler) Lees meer
  24. Öykü | Sabahattin Ali - Bir Konferans

    17 mei 2020 · 7 min

    Afspelen
    ‘Bir Konferans’ (1941) adlı öyküde, köye yapılan yeni yatılı okul için, şehirden kodamanlar gelir, sıra sıra dizilirler. Okul, yeni yapılmasına karşın dökülmektedir; fakat buna kendilerince açıklamalar uydurup işin içinden çıkarlar. Sabahattin Ali, ‘Bir Konferans’ta, klasik öykü tekniğinden uzaklaşarak kara mizaha yönelir: “-Köycüler yolda ve kahvede rastladıkları bazı köylülerle lafa girişmek teşebbüsünde bulundular. Aralarında köycülük tahsili için Paraguay’a gidip senelerce kalmış biri vardı, sesini tatlılaştırıp yumuşatarak türlü şeyler soruyor, hiçbir şey ifade etmeyen kısa cevaplar alıyordu. Bütün gayretlere rağmen, konuşmalar birkaç sual ve cevaptan ileri gidemedi. Soran karşısındakinin acaba ne diye bu kadar her şeyden habersiz, vurdumduymaz olduğunu, sorulan ise ötekinin neden böyle ipe sapa gelmez şeyler sorduğunu düşünerek birbirlerinden ayrıldılar.” Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya (@cancaseyler ) Lees meer
  25. Öykü | Sabahattin Ali - Bir Mesleğin Başlangıcı

    15 mei 2020 · 15 min

    Afspelen
    Birdenbire sustu, hikayesini yarıda bırakmış gibi bir hali vardı. Önüne bakıyordu. -Peki, sonra?- dedim. Yüzüme tekrar dalgın dalgın baktı: -Ne sonrası?- dedi. -Sonrası işte gördüğün gibi olduk!..- Arkadaşım yerinden kalkmış bana doğru geliyordu. Birkaç kişi, her biri bir yanda sızıp-kalmış olan karıları arabalara yüklemeye çalışıyordu. Hava adamakıllı serinlemişti. Biz de doğrulduk. Recep Ağa sakalını karıştırarak önden gidiyordu. Arabada da hiç konuşmadık. Yalnız şehrin kenarında inip birbirimizden ayrıldığımız sırada yanıma geldi, tavrı o kadar ciddi ve düşünceliydi ki, hikayesine devam edecek sandım ve bekledim. Fakat o: -Lüzumum olacak olursa beni İsmail’in kahvesinde ararsın!- dedi ve omuzları dik, başı önde, evinin yolunu tuttu. (Sabahattin Ali, 1940) Seslendiren: Yusuf Can GÖKKAYA (@cancaseyler) Lees meer
  26. Öykü | Sabahattin Ali - Selam

    14 mei 2020 · 23 min

    Afspelen
    Söyleyecek bir söz bulamayarak etrafıma bakındım. Otelin önünden gelen motör sesleri otobüslerin geçmeye başladığını haber veriyordu. Acele tıraş parasını vererek sokağa fırladım. İçimde tuhaf bir utanma vardı. Güzel bir manzara için bir günlük itiyadımı değiştirmek, bir gecelik rahatımı feda etmek, bana kaybedilmiş bir alışveriş gibi gelirken, bir kuru selamın arkasından başını alıp giden Yusuf’u ve onun, içinde kim bilir ne dünyalar yaşayan, saçsız başını düşünüyordum. Dört elle sarıldığımız birçok kıymetlerin; uğrunda, sahici bir insan gibi kalbimiz ve kafamızla yaşamayı feda ettiğimiz binlerce sözde mühim şeylerin ne kadar kolay fırlatılıp atılabileceğini bana öğreten Yusuf! Benden de sana selam olsun… Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya (@cancaseyler) Lees meer
  27. Öykü | Sabahattin Ali - Uyku

    10 mei 2020 · 20 min

    Afspelen

    ‘Uyku’ adlı öykü, bir film görselliğinde akıp giden bir yolculuk öyküsüdür. Sivas’a gitmek için kamyona binen iki arkadaşın şoförün uykulu hallerine tanıklık edilir. Okuyan: @cancaseyler

  28. Öykü | Sabahattin Ali - Isıtmak İçin

    2 mei 2020 · 23 min

    Afspelen
    ‘Isıtmak İçin’ yalnız yaşayan bir adamın çok yoksul olup kendisinden iş isteyen çamaşırcı ile yaşadığı acıma ve üzüntü duyguları konu edinir. İş vermediği için vicdan azabı çeken karakter, kadının evine giderek bu yaşlı kadının kızını ısıtmak için çektiklerini görür. Seslendirme: @cancaseyler Lees meer
  29. Öykü | Sabahattin Ali - Ayran

    23 februari 2020 · 21 min

    Afspelen

    ‘Ayran’ öyküsünde kardeşlerine bakmak için tren istasyonunda ayran satan Hasan’ın yaşadıkları anlatılır. Seslendirme: Yusuf Can GÖKKAYA Youtube: Canca Şeyler Instagram: cancaseyler

  30. Şiir | Ümit Yaşar Oğuzcan - Her Gün Seninle

    31 januari 2020 · 4 min

    Afspelen
    Ümit Yaşar Oğuzcan - Her Gün Seninle Seslendirme: @cancaseyler 🎧 Müzik: @can_atilla_official - Hamamda İlk Gözyaşları 🎶 “Güzel olan Her günü seninle tekrar tekrar yasamak Erimek yarini olmayan zamanlarda Durdurmak bir yerde bütün saatleri Bütün kurallari kirip parçalamak Sonra varmak o yerlere Mevsimlere dur demek Kar yagarken çiçek açtirmak agaçlara Günesi bir aksam saatinde tutup birakmamak Sonra doldurmak ay isigini kadehlere Delicesine içmek Ve unutabilmek her seyi ansizin Sevmek seni en yücesiyle sevgilerin Birlikte geçmis, gelecek bütün çaglari asmak Güzel olan Sevmek seni Tanrilar gibi Seninle Tanrilasmak… Lees meer
  31. Şiir | Kemal Sayar - Ruknettin'in Kalbi İçin Kehanetler

    21 januari 2020 · 9 min

    Afspelen

    @cancaseyler Ah kalbin moğolları ! size verecek ne kaldı Bir kitap olup yandı da o Külünden zehir kaldı Bir hayal olup uçtu da Gökte melekler bağırdı ''eve dön,eve dön!'

  32. Şükrü Erbaş - Senin Korkuların Benim İnceliğim

    18 januari 2020 · 5 min

    Afspelen

    Şükrü Erbaş'ın İnsanın Acısını İnsan Alır ( Bütün Yazıları -1), Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından 14. baskısı gerçekleştirilen kitabından, "Senin Korkularını Benim İnceliğimi" adlı eseri.

  33. Öykü | Sabahattin Ali - Çaydanlık

    12 januari 2020 · 20 min

    Afspelen

    ‘Çaydanlık’, cezaevindeyken hastalanıp hastaneye getirilen bir yaşlı insanın ölümü sonrası odasına gelen yakınlarının kendisinden çok merak ettiği çaydanlığı konu alır.

  34. Öykü | Sabahattin Ali - Asfalt Yol

    6 januari 2020 · 21 min

    Afspelen

    Sabahattin Ali - Yeni Dünya "Asfalt Yol" (Sesli Kitap)

  35. Hikaye | Guy De Maupassant - Ölülerin Dedikleri

    7 december 2019 · 15 min

    Afspelen

    Guy De Maupassant - Mutluluk "Ölülerin Dedikleri"

  36. Roman | Gorki - Ana (3.Bölüm)

    11 november 2019 · 12 min

    Afspelen
    Gorki - Ana (1.Kısım/3.Bölüm) Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya (@cancaseyler) "Pavel Pelageya’ya «Ana» diyor, «siz» diye hitap ediyordu, ama bazen sevgi ve sevecenlik belirten sözcükler de kullanıyordu: «Bu akşam geç döneceğim, anne merak etmeyesin...» Pelageya bu sözler altında önemli ve ciddî bir şeyler gizli olduğunu seziyor ve bu, onun hoşuna gidiyordu. Ama kaygısı artıyor, geçip giden günler onu yatıştırmıyordu. Olağanüstü bir şeyin önsezisi kemiriyordu içini. Zaman oluyor, oğluna karşı hoşnutsuzluk duyuruyordu. «İnsan erkek gibi yaşar,» diye düşünüyordu. «Bu ise, keşişe benziyor... Fazla ağırbaşlı... Bu yaşta olmaz bu...» Sonra kendi kendine: «Acaba bir sevgilisi mi var?» diye düşünüyordu. İyi ama, kızlarla ilişki kurmak içi para gerek; oysa Pavel hemen tüm kazancını anasını bırakırdı. Böylece haftalar, aylar, yıllar geçti. İki .yıl. İki yıl sürdü bu sessiz, bu düşüncelerle ve gittikçe artan belirsiz korkularla dolu garip yaşantı." #seslikitap Lees meer
  37. Roman | Gorki - Ana (2.Bölüm)

    8 november 2019 · 7 min

    Afspelen
    Gorki - Ana (1.Kısım/2.Bölüm) Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya (@cancaseyler) "Fıtıktan öldü. Tam beş gün yatağında debelenip durdu. Yüzü mosmor kesilmişti. Gözleri kapalıydı. Dişlerini gıcırdatıyordu. Arada sırada: "Bana fare zehiri ver, zehir..." diyordu. Doktor lapa verdi, ama mutlaka ameliyat etmek gerektiğini, hastayı hemen hastaneye kaldırmalarını söyledi. Viasov dişleri arasından homurdandı: "Canı cehenneme... yalnız başıma da ölebilirim ben! Leş!" Doktor gidince, karısı, iki gözü iki çeşme, ameliyata razı olması için zorladı onu. Viasov yumruğuyla kadına gözdağı vererek: "Eğer iyileşirsem, çok çekersin elimden!.." dedi. Bir sabah, iş başı düdüğü çalarken öldü. Tabutun içinde ağzı açık yatıyordu. Fakat kaşları çatık, suratı öfkeliydi. Karısı, oğlu, köpeği, fabrikadan kapı dışarı edilmiş ayyaş hırsız Danilo Vesovşikov ile mahallenin birkaç fukarası, ölüyü gömdüler. Pavel’in gözünden bir damla yaş akmadı. Cenaze kortejine rastlayanlar duruyor, haç çıkarıyor ve yanındakilere şöyle diyordu: "Pelageya onun ölmesine sevinmiştir herhalde..." Ve hemen sözlerini düzeltiyorlardı: "Ölmesine değil, gebermesine!.." Tabut çukura indirildikten sonra herkes evine döndü. Ama köpek orada kaldı, taze atılmış toprağın üzerinde yattı, havlamaksızın uzun süre mezarı kokladı. Birkaç gün sonra öldürüldü. Kim öldürdü, bilinmez..." Lees meer
  38. Roman | Gorki - Ana (1. Bölüm)

    6 november 2019 · 9 min

    Afspelen
    Gorki - Ana (1.Kısım/1.Bölüm) Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya (@cancaseyler) Kitabın ana karakteri olan "Pelageya" veya bir başka deyişle "Ana", kendisini sürekli döven işçi kocasının ölümünden sonra oğlu Pavel ile başbaşa kalır. Bir süre sonra oğlunu, o kasabadaki kavgacı, geçimsiz gençlikten farklı olarak olgun bir kişiliğe bürünürken bulur. Evleri kitaplarla dolmaya başlayınca Ana, oğlunun gizli yaşantısını merak eder. Pavel, anasını sosyalizm ile ve ezilen işçi, köylü sınıfının burjuvalarla olan çatışmasıyla tanıştırır. Başta ürkek davranan Ana, bir süre sonra oğlunun yaşantısıyla içli dışlı olmaya başlar. 1905 devrimi patlak verir. Ana, toplulukta etkin bir üye olur. Oğlu ve onun bazı arkadaşları defalarca hapislere düşer. Ana da kentteki başka bir sosyalist genç olan Nikolay'ın evine yerleşir. Mahkemeye çıkan Pavel ve arkadaşları için sürgün hükmü verildikten sonra, Moskova'ya gidip Pavel'in mahkemede yaptığı savunma konuşmasını dağıtmak için hareket eder. Burada fark edilir ve oğlunun yolundan gittiği için öldürülür. Lees meer