Bir Kitap Dinle

Alle afleveringen

588 afleveringen, van nieuw naar oud

  1. Öykü | Anton Çehov - Memurun Ölümü

    4 juni 2023 · 7 min

    Afspelen
    Öykü: Anton Çehov - Memurun Ölümü Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    "Çehov, kısa güldürü hikâyelerinden, adım adım, sosyal. politik nitelik taşıyan büyük konulara geçti... Memurun Ölümü hikâyesinde, küçük bir memur olan Çerviyakov, tiyatroda aksırır ve istemeyerek, önünde oturmakta olan bir generalin dazlak kafasını ıslatır. Üst üste yaptığı beceriksizce özür dilemelerle generali çileden çıkarır. General onu terslemek zorunda kalır, memurcuk şiddetli bir ceza göreceğinden korkar ve korkusundan ölür. Gerçi bu bir hikâyedir ve bütün güldürücülüğüne rağmen, korkmuş bir insanın köle psikolojisini çok iyi anlatır."
    Lees meer
  2. Öykü | Ali Hulki Cihan - Tehlikeli Bir Oyun

    29 mei 2023 · 8 min

    Afspelen
    Öykü: Ali Hulki Cihan - Tehlikeli Bir Oyun (İshak Edebiyat, 2023) Seslendiren: Bakış Kutlu Kurtuluş
    "Biraz tembellik yapmaya karar verdi. Akşamdan direktörü arayıp çok şiddetli grip olduğunu söyleyerek iki gün izin istedi, yalandan da öksürdü ama ne çok belirgin ne de çok silik, tam kararında. Bu tondaki öksürük, eğer telefonda maruz kalınırsa ahizenin diğer ucundakini hastalık konusunda ikna eder. Ama yüz yüzeyken bir işe yaramaz, herkes bilir bunu. Şefik geçen ay insan üstü bir tempoda çalıştığından saçını kestirecek zaman bulamamıştı da haftalarca çim adam gibi gezmişti. Neyse ki direktör bu izin isteğini ikiletmedi. Hatta dedi ki, “Çarşamba, perşembe izinlisin, cuma da evden çalış sen Şefikçiğim.” Kör istemiş bir göz, Allah vermiş iki göz. Fazla göze batmayan biriydi şirkette. Kendini önlere atmayıp, sessiz ve derinden gidenlerden. Aynı zamanda bekâr, yalnız yaşayan ve iflah olması zor bir zamparaydı. "
    Lees meer
  3. Öykü | Anton Çehov - Vanka

    27 mei 2023 · 11 min

    Afspelen

    Anton Çehov - Vanka Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya "Bu işle Vanka'nın en çok sevdiği insan, Olga İgnatiyevna uğraşırdı. Vanka'nın an- nesi Pelageya hayattayken, beylerin evinde oda hizmetçisi olarak çalıştığı ..."

  4. Öykü | Yeliz Baloğlu - Terapi

    22 mei 2023 · 13 min

    Afspelen
    Yeliz Baloğlu - Terapi Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    "Hayatımdaki en büyük ikiyüzlülüktü Gönül Hanım. Altı yaşında tanıştım onunla; Bir ilkokul bahçesinde babamın beni üzerimde siyah önlük, turuncu fındıkkabuğu desenli el örgüsü hırka, sırtımda üstünde Çakmaktaşlar’ın sırıttığı kırmızı meşin çanta, kısa saçlarıma iliştirilmiş beyaz bir fiyonkla bıraktığı gün... İncecik, saçları fönlü, kırmızı rujlu, güzel yüzlü, illa ki tayyörlü eğitim neferi. Gönlünü eğitime adamış Gönül Hanım. Sıraya girmiş öğrencilerin başında duruyordu. Ben de sıranın en sonunda durdum. Boyum herkesten biraz daha uzundu. Okul hayatım boyunca da ön sıralarda oturmak pek nasip olmadı. Okuldaki ilk gün içeriye, sınıfa girdiğimizde ağlayanların, tedirgin etrafına bakanların, kaçmak için kapıyı kollayanların ortasında sakin durduğumu anımsıyorum. Çünkü ablamın bir önceki sene gidip geldiği bu esrarengiz yeri hep merak etmiştim."
    Lees meer
  5. Öykü | Franz Kafka - Açlık Sanatçısı

    21 mei 2023 · 26 min

    Afspelen
    Franz Kafka - Açlık Sanatçısı Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    "Son on yıldır açlık sanatçılarına olan ilgi önemli derecede azaldı. Eskiden bu tip pahalı gösteriler ortaya koymak kazançlı bir işken, bugün bu tamamen imkânsız. İki farklı zaman dilimi. O zamanlar bütün şehir açlık sanatçısıyla ilgilenirdi; bir aç kalma gününden diğerine ilgi sürekli artardı; herkes en azından günde bir defa açlık sanatçısını görmek isterdi; aç kalma gösterisi devam ettiği müddetçe, küçük kafesin önünde bütün gün oturan müdavimler olurdu; etkiyi artırmak için kullanılan meşalelerin ışığı altında açlık sanatçısını seyretmeye geceleyin bile gelenler olurdu; güzel havalarda kafes dışarı çıkarılır ve açlık sanatçısı özellikle çocuklara gösterilirdi; gösteri, sırf moda diye ilgilenen yetişkinler için genelde bir eğlence aracıyken, çocuklar ise, birbirlerinin ellerini tutarak pas kürkü içinde omurga kemikleri dışarı fırlamış, soluk benizli açlık sanatçısının, etrafa saçılmış saman yığını üzerinde, bir sandalyeye bile tenezzül etmeden öylece oturuşunu, sahte bir gülümsemeyle nazikçe kafasını sallayarak soruları cevaplayışını ve insanlar ne kadar zayıf olduğunu görsünler diye kolunu parmaklıkların arasından uzatışını, ağızları açık, şaşkınlıkla seyrederlerdi. İşte o zaman tamamen kendi içine kapanır, kimseyi, hatta kafesteki tek eşya olan saatin vuruşlarını –ki bu onun için çok önemlidir- bile umursamaz, sadece, neredeyse kapalı gözlerle dosdoğru ileri bakar ve dudaklarını nemlendirmek için küçük bir bardaktan ara sıra birkaç yudum su alırdı."
    Lees meer
  6. Öykü | Franz Kafka - İlk Acı

    19 mei 2023 · 7 min

    Afspelen
    Franz Kafka - İlk Acı Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    Alıntı: "Bir trapez sanatçısı –çok iyi bilinir ki; çalışmaları büyük varyete tiyatrolarına ait kubbelerin yükseklerinde yapılan bu sanat, insanoğlu tarafından en zor kazanılan sanatlardandır trapeze her çıkışında aynı cesareti gösterebilmek için, önce mükemmellik adına bir çaba, sonraları ise zorba bir alışkanlık olarak, hayatını bütün gün ve gece boyunca trapez üzerinde kalabilecek şekilde düzenlemişti. Zaten son derece ikincil olan bütün ihtiyaçları da onu aşağıdan seyrederek nöbetleşe çalışan ve gerekli olan her şeyi yukarıya gönderip almak için yapılmış özel bir kutu kullanan yardımcılar tarafından karşılanırdı. Her ne kadar diğer gösteriler boyunca onun yukarıda durması –ki bunu gizlemek imkansız olduğuna göre biraz rahatsız edici olsa da böyle bir yaşam tarzı etrafındaki dünya için olağandışı zorluklar yaratmazdı ve böyle zamanlarda daima hareketsiz kalmasına rağmen seyircilerden ona bir bakış mutlaka ulaşırdı. Ama farklı idareler bundan ötürü onu hoş görürlerdi, çünkü o sıra dışı ve yeri doldurulamaz bir sanatçıydı. Ve tabii ki insanlar, onun kötü niyetinden değil devamlı idmanlı kalıp sanatını kusursuzluk içinde koruyabilmek için bu tarz bir yaşam sürdürüyor olmasını anlıyorlardı."
    İstek ve önerileriniz için iletişime geçebilirsiniz. www.instagram.com/cancaseyler
    Lees meer
  7. Öykü | Franz Kafka - Küçük Bir Kadın

    18 mei 2023 · 18 min

    Afspelen
    Franz Kafka - Küçük Bir Kadın Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    "..Bu küçük kadın benimleyken çok mutsuzdur, benimle ilgili daima itiraz edeceği bir şeyler bulunur, tarafımdan sürekli haksızlığa uğradığını düşünür, her adımım onu kızdırmaya yeterlidir; eğer hayatı, olabilecek en küçük parçalara bölmek ve her parçayı ayrı ayrı değerlendirmek mümkün olsaydı, hiç şüphesiz hayatımın her parçası onu sinir edebilirdi."
    Lees meer
  8. Öykü | Başar Yılmaz - Durdurun Dünyayı İnecek Var

    16 mei 2023 · 19 min

    Afspelen
    Öykü: Başar Yılmaz - Durdurun Dünyayı İnecek Var (İshak Edebiyat, 2023) Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    "Dünyaya yutacak gibi bakan kocaman gözleri vardı Sopa’nın. İştahla bakan o gözlerin vadettiğinden çok daha az çalışırdı kafası ama yine de benim en iyi arkadaşımdı. Çoğu kasabalının bilmediği veya unuttuğu esas adı Bayram’dı. Lakabını zayıf ve uzun olmasından dolayı koymuş zamanında birileri, kim bilir kim? Kasabanın böyle boş beleş işlere bakan, kendine abi dedirten birkaç iti vardı, muhakkak onlardan biriydi. Sopa’nın ailesi yoksuldu ama öyle böyle değil. Altta yok, üstte yok dedikleri türden. Tek maaşlı memur evimiz yanlarında kraliyet sarayı gibi kalırdı. Annem istemezdi Sopa’yı evde. O komşuya pazara çıktığında birkaç kez getirirdim de onu bile anlardı sonradan."
    Lees meer
  9. Öykü | Duygu Özsüphandağ Yayman - Maria Puder Kitabevi

    12 mei 2023 · 15 min

    Afspelen
    Öykü: Duygu Özsüphandağ Yayman - Maria Puder Kitabevi Seslendiren: Bakış Kutlu Kurtuluş
    Maria Puder Kitabevi’nde sabahtır. Maria yine günün ilk ışıklarıyla inmiştir alt kata. Dükkânın kapısında henüz asma kilit varken, sokak lambaları sönmemişken daha. Eski alışkanlığıdır erken uyanmak. Bir Orhan’a erken uyanamamıştır. Ahşap raflarla, raflardaki satırların yanına yöresine dizili rengârenk kuklalarla, bebeklerle, her yaşa göre oyuncaklarla, eski eşyayla dolu dükkânda, hikayesini ele veren tek rafa yanaşır önce. Orası içli bir memlekettir. Gorki’nin ve Pearl Buck’ın Ana’ları sırt sırta vermiştir. Betty Mahmudi, “Kızım Olmadan Asla” diyerek yaslanmıştır onlara. “Cumartesi Anneleri” toplanmıştır bir araya. “Parasız Yatılı” nasıl da parlar Füruzan renginde. Başkaldırır Tante Rosa ki Maria, kızına vermiştir adını; Sevgi Rosa. Sanmıştır ki Sevgi Soysal’ın ana babası gibidirler Orhan’la. Alman anne, Türk baba. İnsan hep benzerini aramakta. Oysa hangi öykü, bir diğerinin tıpkıbasımı ve insan nasıl da tek başına! Kaçırılmış kızı Sevgi Rosa’nın peşi sıra dolaşan anası olabilmiştir sadece. Anneliğini yaşayamamış Maria Puder’in adı, dükkânın tabelasında. Berlin’de Türkoloji okurken eline aldığı ilk kitaplardandır “Madonna”. Türkiye’de çok satılanlar listesinde olduğundan habersizdir. Buraya gelince öğrenir, sebebini düşünür. Ailesinin hayatını yaşayanların var olma hikayesidir aslında. Bilmez ki okur da işin orasında mı? Kendisi, Madonna olmayan bir Marialık arayışında… "
    Lees meer
  10. Şiir | Can Yücel - Ellerimde Bir Göztaşı

    11 april 2023 · 3 min

    Afspelen
    Şair: Can Yücel Şiir: Ellerimde Bir Göztaşı Seslendiren & Müzik: Yusuf Can Gökkaya "Ellerimde bir göztaşı, gözlerim boş gidiyordum Ne bileyim, bir damlanın böyle deniz olduğunu Şaştım, mavi bir fal gibi açılınca önümde Giritli bir ölümüm varmış, bir balıkçı fitil gibi Patlayacakmış avucunda otuz çubuklu gençliğim Üç günde mi desem, üç gökte, üç kulaçta mı Ben ki, o camgöbeği çiçekler açan ağaç Kırılmaz bardaklar gibi tuzla buz olacakmış Ne zaman boğulsam böyle yosun kokuyordu ışık Sabahçı kahvelerde bir çiroz ötüyordu Ve dalgalarımı geçen o deniz şoförleri Böyle uyur düşlere bindirmiş gemiler Uyuklar gibi üstünde mermer masaların Bir tahta parçasıydım, osmanlı bir kazadan kalmış Yüzüyordum, islam kaptanın ahşap ayağında Öbür tahtalara öbür insanlara doğru Cumhurdu mürekkep balığı, simsiyah yüzüyordum Ne bileyim, bir korkunun böyle destan olduğunu Ağardım, nişanlayınca gece ve yavrulayan yalnızlık Ya da ilk insanın doğdugu, öldüğü dağdi Moby Dick Nefes aldıkça filbahriler köpürüyordu sulardan çanlar çalıyor kulaklarımda, yunuslar yarışıyordu Alyuvarlar, dolkuşları ve rüzgar midyeleri Dedim, dünya gibi bulut yok dünya üstünde Ellerimde bir göztaşı, gözlerim boş gidiyordum Ne bileyim, bir türkünün böyle Veysel olduğunu Açıldım, çıkmaz bir sokak gibi, kapanınca denizde." Lees meer
  11. Şiir | Cemal Süreya - Üvercinka

    6 april 2023 · 3 min

    Afspelen
    Şiir: Cemal Süreya - Üvercinka Seslendiren & Müzik: Yusuf Can Gökkaya
    -- Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
    En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu
    kesmemeye
    Laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
    Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
    Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
    Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
    Bütün kara parçalarında
    Afrika dahil
    Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
    Yatakta yatmayı bildiğin kadar
    Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
    Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
    Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
    Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
    Bütün kara parçaları için
    Afrika dahil Senin bir havan var beni asıl saran o
    Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
    Sabahları acıktığı için haklı
    Gününü kazanıp kurtardı diye güzel
    Birçok çiçek adları gibi güzel
    En tanınmış kırmızılarla açan
    Bütün kara parçalarında
    Afrika dahil
    Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü
    Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse
    değerlendiremez
    Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
    İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
    Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
    Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna
    diziyorlar
    Bütün kara parçalarında
    Afrika dahil
    Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
    Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
    Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok
    Aklıma kadeh tutuşların geliyor
    Çiçek Pasajında akşamüstleri
    Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
    Bütün kara parçalarında
    Afrika hariç değil
    Lees meer
  12. Öykü | Ivan Turgenyev - Bıldırcın

    5 april 2023 · 14 min

    Afspelen
    Öykü: Ivan Turgenyev - Bıldırcın Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    "Şimdi size anlatacağım olay başımdan geçtiği zaman on yaşında kadar vardım.
    Olay yazın geçmişti. O zaman Rusya’nın güneyinde bir çiftlikte oturuyorduk. Çiftliğin çevresinde birkaç fersah ötelere kadar bozkırlar uzayıp gidiyordu. Yakınlarda ne bir orman, ne de bir dere vardı. Pek derin olmayan, fundalıklarla kaplı sel yatakları, dümdüz bozkırı yeşil yılanlar gibi kesiyordu. Bu sel yataklarının dibinde küçük derecikler sızıyordu. Ötede beride en sarp tepelerde gözyaşı kadar berrak sularıyla kaynaklar görünüyordu. Çiğnenmiş keçi yollan oraya gidiyor, suyun önündeki cıvık çamurda kuşlarla öteki küçük hayvancıkların ayak izleri birbirini kesiyordu. İyi su, insanlar kadar onlara da lazımdı."
    Lees meer
  13. Zabel Yılmaz - Hicaz | Sesli Öykü

    26 maart 2023 · 10 min

    Afspelen
    Öykü: Zabel Yılmaz - Hicaz (İshak Edebiyat, 2023) Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    "Sıra sıra dizilmiş evlerin renkleri bayırdan aşağı indikçe koyulaşmaya, renkler koyulaştıkça müziğin sesi de yakınlaşmaya başlıyor. Sokak buram buram is kokuyor, üst katlardan biri çöpünü camdan fırlatıyor, alt komşu üsttekine bela okuyor. Kapının önüne halı serip oturan, pazen eteğinin lastiğini memelerine kadar çekmiş teyze sigarasını yakarken soba için odun kıran kara suratlı kocasını izliyor. Dik bayırı bitirip düzlüğe ulaştığın yerde yanık yüzlü bir kadın göğüslerinin arasından çıkardığı parayı çıplak ayaklı bir çocuğa veriyor, karşı evdeki genç kız çamaşır suyuyla kapıları fırçalıyor. Bu mahallede bütün kirler çamaşır suyuyla yıkanır çünkü. Hiçbir rengi ve hiçbir kokuyu hatırlayamadım, der gibi bakışlarını da adımlarını da daha bir yabancılaştırıyorsun sokağa."
    Lees meer
  14. Büşra Yabanigül - Tanıdık Bir Film | Sesli Öykü

    25 maart 2023 · 10 min

    Afspelen
    Sesli Öykü Büşra Yabanigül - Tanıdık Bir Film (İshak Edebiyat, 2023) Seslendiren: Bakış Kutlu Kurtuluş
    "Sabahın bu ilk saatlerini çok seviyorum. Ece gelene kadar tantanasız, telaşsız oturabilmenin sefasını sürüyorum. Yine menekşelerimin yerini değiştirmiş. Kaç kere söyledim, mutfağın penceresinden gelen ışık iyi geliyor onlara diye. Kafalarını daha çok kaldırıp konuşuyorlar benimle. Her yeri mor menekşelerle doldurasım var. Ama ben gittikten sonra kimse bakmaz onlara. Ece de uğramaz buralara. Uğrar mı? Bebekliği başka bir evde geçse de çocukluğu benimle burada geçti. Mithat Bey’e ne kadar bağlıydı. Bir insan öz kızını nasıl sevebilirse o da öyle sevdi Ece’yi. Ne çok ağladı o gittiğinde. Günlerce uğramadı eve. Sabah sabah nerden aklıma geldi tüm bunlar? Geceleri düşündüğüm yetmezmiş gibi gündüzleri de düşünür oldum böyle şeyleri. Uykularım da hepten azaldı zaten. Tavşan uykusu misali... Hiç uyumamış gibi, derinliksiz, hafif."
    Lees meer
  15. Anonim Gece

    24 maart 2023 · 5 min

    Afspelen

    Sözleri yazmıyorum ki biraz uğraştırsın. Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya

  16. Maksim Gorki - Danko'nun Yüreği | Sesli Öykü

    18 maart 2023 · 7 min

    Afspelen
    Maksim Gorki - Danko'nun Yüreği Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    "Dünyanın uzak bir ucunda, çok eski zamanlarda bir halk yaşardı. Bu halkın yaşadığı toprakların bir yanı büyük bir bozkırlık diğer yanı ise geçit vermez ormanlarla kuşatılmışti. Bu insanlar neşeli, güçlü, yürekli kişilerdi. Fakat günlerden bir gün her şey değişti, zor günler başladı. Nereden geldikleri belli olmayan yabancı insanlar, yerli halkı ormanlara sürüp çıkardılar. Asırlık orman oldukça yaşlı ve eskiydi, içi bataklıklarla doluydu, çok karanlıktı. Gökyüzünden bakıldığında orman, ağaç dallarının birbirlerine dolanmaları yüzünden görülemezdi. Güneş ışınları ağaç dalları ve yaprakları arasından geçemezdi, geçip bataklıklara ulaştığında ise çok pis kokular oluşurdu. Ormana gelmek zorunda kalan yerli halk bu kokuya dayanamaz, birbiri ardına ölürlerdi. Kadınlar, çocuklar kan ağlar, babalar kederden sürekli düşünürlerdi."
    Lees meer
  17. Stig Dagerman - Sürpriz | Sesli Öykü

    16 maart 2023 · 17 min

    Afspelen
    Stig Dagerman - Sürpriz Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya "Sevilmek için hiçbir şey yapmayan, ancak yine de sevilen insanlar var, bir de sevilmek için her şeyi yapan, fakat asla sevilmeyen insanlar var. Fakir insanların gerçekten sevilmediğini fark edebiliriz. Dedesi yetmiş yaşını doldurduğunda Ake'nin annesi dul kalalı beş yıl olmuştu. Onlar sekiz satırlık kısa bir mektupla yaş gününe davet edilmişti. Mektupta şöyle yazıyordu: "Eğer gelmek isterseniz gelebilirsiniz, ama kendi nevresimlerinizi getirin, çünkü odalar soğuk, ayrıca bazıları ara salonda yatmak zorunda, çünkü sizin dışınızda gelenler de var, Jonsson'la ilgilenecek bir memur da davet ettik ve o salonda uyuyacak, sen Else temizlik ve yemeğe yardım etmek için bir gün önce gelirsen iyi olacak. Samimiyetle Irma." Lees meer
  18. Anton Çehov - Bataklık | Sesli Öykü

    11 maart 2023 · 8 min

    Afspelen
    Anton Çehov - Bataklık Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    "At üstünde, heybetle sallana sallana, kar gibi beyaz subay ceketli genç bir adam. M. E. Rootay'nin halefleri müskirat fabrikasının büyük avlusuna girdi. Güneş, teğmenin yıldızları üzerinde, kayın ağaçlarının beyaz gövdelerinde, avluda şurada burada duran cam parçalarında kayıtsızca gülümsüyordu. Her şey aydın, sıhhatli bir yaz gününün güzelliğini taşıyor, hiçbir şey taze bitkilerin neşeli neşeli titremesine, açık mavi gökyüzüyle kırpışmasına engel olmuyordu. Hatta isli tuğla yapıların çirkin manzarası, boğucu yağ kokuları bile havanın hoşluğunu bozamıyordu. Teğmen, eğerinden neşe ile atladı. Hayvanı, koşa koşa yanma gelen adama verdi, parmağıyla ince siyah bıyığını düzelterek büyük kapıdan içeri girdi. Harapça olmakla beraber aydınlık, yol halılarıyla döşeli merdivenin üst basamağında yüzü yaşlıca, biraz vakarlı bir hizmetçi onu karşıladı. Teğmen, bir şey söylemeden kartını uzattı. Hizmetçi elinde kartla ev sahibinin dairesine giderken üzerindeki "Aleksandr Grigoreviç Sokolski" yazısını okuyabilirdi. Kadın, bir dakika sonra döndü, bayanın biraz rahatsız olduğu için kendisini kabul edemeyeceğini söyledi. Sokolski tavana bakü, alt dudağını biraz uzatarak: - Çok yazık! diye söylendi. Sonra daha canlı bir ifadeyle: Beni dinleyin! Lütfen Suzanna Moiseyevna'ya onunla mutlaka görüşmem gerektiğini söyleyin, dedi. Mutlaka... Kendisini ancak bir dakika kadar rahatsız edeceğim. Rica ederim, beni affetsin. Hizmetçi, bir omzunu silkip tembel tembel yürüdü, gitti."
    Lees meer
  19. Halil Cibran - Asi Ruhlar | Sesli Öykü

    9 maart 2023 · 8 min

    Afspelen
    Halil Cibran - Asi Ruhlar Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya "Bir kadını sevip karısı yapan, gövdesinin terini, kalbinin kanını ve canını onun ayaklarına boşaltan, uğraşlarının meyvesini ve çalışkanlığının gelirini onun ellerine koyan adam zavallıdır; çünkü usulca uyandığında, almak için çabaladığı kalbin, özgürce ve içtenlikle kendi gizlerinin ve en derin sevgisinin hoşnutluğu için başka bir adama verildiğini anlar. Gençliğin özensizliğinden ve huzursuzluğundan uyanan ve kendini, başından aşağıya parıldayan altınlar ve değerli hediyeler döken ve ona tüm onurları ve müsrif bir eğlencenin tüm zarafetini veren, ancak Tanrının bir adamın gözlerinden bir kadının kalbine akıttığı kutsal şarapla ruhunu hoşnut kılamayan bir adamın evinde bulan kadın da zavallıdır." Lees meer
  20. Başar Yılmaz - Mutluluktan Öleceğiz | Sesli Öykü

    7 maart 2023 · 14 min

    Afspelen
    Başar Yılmaz - Mutluluktan Öleceğiz (İshak Edebiyat, 2023) Seslendiren: Bakış Kutlu Kurtuluş
    " “Ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimiz” Cemal Süreya Kusura bakmayın, böyle palas pandıras gelmiş bulundum. Kuvvetle muhtemel beklemiyordunuz. Hakkınız var, aradan geçen onca zaman derin bir mesafe koyuyor araya; bunun idrakindeyim. Hatta tüm benliğimle o mesafenin beni alıkoymasına katlanarak yaşıyordum. Ta ki dün geceye kadar. Bekri Agâh ile meyhanedeydik. Tanımazsınız boşa zahmet buyurmayın. Cemiyettendir fakat eski tanışlardan sayılmaz. Yalnız hakiki insandır, müşfiktir; buna kısa vakitte kani oldum. Az biraz kalabalıktır ağzı ama dinlettirir de kendini. İzmir’e gittiğim vakitler ağırlar beni. Hem demlenir hem de dem tutarız Halis Usta’nın meyhanesinde."
    Lees meer
  21. Fyodor Dostoyevski - Kutsal Noel Ağacı | Sesli Öykü

    6 maart 2023 · 12 min

    Afspelen
    Fyodor Dostoyevski - Kutsal Noel Ağacı Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    "Ben bir romancıyım ve sanırım bu hikâyeyi ben yazdım. "Sanırım," diyorum, çünkü her ne kadar bu hikâyeyi ben yazmış olsam da, zamanın birinde, bir yerlerde, örneğin Noel arifesinde, büyük bir şehirde, korkunç bir don zamanı yaşanmış olması gerçeğini hayal etmeyi sürdürüyorum. Kafamda, altı yaşında küçük bir çocuk görüntüsü var; hatta daha küçük. O sabah soğuk, rutubetli bir mahzende uyanmış, üstünde küçük bir tür sabahlık, soğuktan titriyordu..."
    Lees meer
  22. Ferhat Üzel - Galata'da Bir Yol | Sesli Öykü

    4 maart 2023 · 9 min

    Afspelen
    Öykü: Ferhat Üzel - Galata'da Bir Yol (İshak Edebiyat, 2023) Seslendiren: Bakış Kutlu Kurtuluş
    "Kelimeler... Düşünceler... İnsanlar... Hiçbir şey yapmak istemiyorum. İnsanlarla konuşmak istemiyorum. Birkaç satır yazı yazmak istemiyorum. Bir konu hakkında derin(!) bilgilerimle düşünmek istemiyorum. Tümden gelmek de istemiyorum tüme varmak da. Sadece burada oturup kahvemi yudumlamak istiyorum. Galata’nın yamuk fönlü baristasından alıp sessizce masama getirdiğim bu kahveyi güzelce koklayıp yudumlamaya başlıyorum. Çünkü bunu istiyorum. Gerçekten istediklerimiz olurmuş ya. Biraz bekleyince tabii. Ben o kadar beklemiyorum işte. Kahve içmek istiyorum. Gidiyorum, kahvemi alıyorum ve içiyorum. Bu şekilde bütün isteklerimi gerçekleştiriyorum. Bir kitap mı yazsam “The Reality of Secret,” diye. Girişe de şey yazarım, “Aç köpekler gibi bir şeyler istemeyi bırakın, Tanrı sizin isteklerinizden sıkıldı.”
    Lees meer
  23. Dino Buzatti - Büyük Otelin Koridoru | Sesli Öykü

    2 maart 2023 · 8 min

    Afspelen
    Öykü: Dino Buzatti - Büyük Otelin Koridoru Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    "Tuvalete gitmek gereksinimi duyduğumda, oteldeki odama geç saatte dönmüş, yarı soyunmuştum. Odam, sonu gelmeyen, az aydınlatılmış bir koridorun neredeyse dibindeydi ve yaklaşık yirmi metrede bir, mora çalan cılız ışıklı bir lamba, kırmızı halının üstüne ışık demetleri yansıtıyordu. Tam ortada, bu lambalardan birinin karşısında, bir yanda merdiven, bir yanda da tuvaletin camlı kapısı vardı. Üstüme bir sabahlık geçirip bomboş koridora çıktım. Neredeyse tuvalete vardığımda, karşı yönden gelerek gölgeden sıyrılan, benim gibi sabahlıklı bir adamın karşısında buldum kendimi. Uzun boylu, iri yarı, VII. Edward sakallı biriydi. O da aynı yere mi gidiyordu? Böyle durumlarda olduğu gibi, ikimiz de bir an bocaladık, az kalsın çarpışıyorduk. Sonunda, nedendir bilmem, onun gözleri önünde tuvalete girmeye utandım, sanki başka bir yere gidiyormuş gibi yürümeyi sürdürdüm. O da aynı şeyi yaptı."
    Keyifli dinlemeler...
    Lees meer

    Instagram: @cancaseyler

    Youtube : @cancaseyler

  24. İzak Babel - Güvercinliğimin Öyküsü | Sesli Öykü

    26 februari 2023 · 30 min

    Afspelen
    Öykü: İzak Babel - Güvercinliğimin Öyküsü Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    "Çocukken hep bir güvercinliğim olsun isterdim. Hayatım boyunca hiçbir şeyi bu kadar çok istememiştim. Fakat babam, güvercinlik yapmam için gerekli tahtayı almak ve içine konacak üç çift güvercin için dokuz yaşıma kadar bana bir söz vermedi."
    Lees meer
  25. Şiir | Ümit Yaşar Oğuzcan - Gerçekten Sevmek

    28 januari 2023 · 5 min

    Afspelen
    Şiir: Ümit Yaşar Oğuzcan - Gerçekten Sevmek Şarkı: Açık Seçik Aşk Bandosu - Yüzündeki Ürkek Güzellik Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    "O durmadan kaçıyor; sen ardından gitmiyorsan; o günün her saatinde saklanıyor, sen yollara düşüp deli divane aramıyorsan; o sana acıların en büyüğünü tattırıyor, sen bundan en yüce hazzı duymuyorsan; boşuna aldatma kendini, onu sevmiyorsun demektir. Elindeki içki kadehinde, dudağındaki sigarada , okuduğun kitapta, mırıldandığın şarkıda, söylediğin şiirde, gördüğün rüyada ve yaşaman için ciğerlerine doldurduğun havada o yoksa; Onun vazgeçilmezliğini anlamamışsan; onu sevmiyorsun demektir. Renkler onunla değerlenmiyorsa, örneğin onsuz kırmızı kırmızılığının, mavi maviliğinin farkında değilse, beyaz yalnız o giydiği zaman güzelliğini haykırmıyorsa, sabahları onu görünceye kadar güneş doğmuyorsa ve onsuz gökyüzü geceleri aya, yıldızlara hasret değilse onu sevmiyorsun demektir. Sokakta gördüğün her yüzde ondan bir şeyler aramıyorsan, güzel bir manzara, hüzünlü bir musiki onu hatırlatmıyorsa, uykudan uyandığın zaman yaşamakta olduğundan önce onu hatırlamıyorsan, omuzlarına dökülmüş saçları, bir sis perdesinin ardında her zaman gülen, ışık saçan gözleri aklına gelmiyorsa, durup durup avuçlarının sıcaklığını özlemiyorsan; Onu sevmiyorsun demektir. Dünyada yaşayan öteki insanların senin için hala bir değeri varsa, ona karşı tutumunu toplumun köhne ve manasız kurallarına göre ayarlıyorsan ve açık açık sanki var olduğunu haykırırcasına sevgini söylemiyorsan; Onu sevmiyorsun demektir. Yok o senin için her şeyden değerliyse, gözünü yumduğun anda onu görebiliyorsan, o bütün şarkılarda, bütün şiirlerde, bütün resimlerde ise, ona muhtaç olduğunu söylemekten utanmıyorsan, senin içten ve büyük sevgine karşılık vermeyeceğinden korkmuyorsan, bütün bencil duygularından sıyrılabilmişsen onun için her şeyi, ama her şeyi yapacak gücü kendinde buluyorsan, her hali sana ayrı ayrı güzel geliyorsa, karşısında kendini bir çocuk gibi hissediyorsan, istediği anda o…
    Lees meer
  26. Özay Erdem - Bir Dolmuş Yolcusunun Kitap Okuma Serüvenleri

    4 januari 2023 · 25 min

    Afspelen
    Öykü: Özay Erdem - Bir Dolmuş Yolcusunun Kitap Okuma Serüvenleri (İshak Edebiyat, 2022) Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya Keyifli dinlemeler...
    "Kitap okumanın mahrem bir eylem olduğunu o sabah dolmuşta şoförün yanına oturunca anlayacaktı Yaman Bey. Her zamanki gibi işaret parmağını asfalta paralel olarak kaldırdı. Ama tam önünde duran dolmuşun bu sefer otomatik kapısı açılmadı. O vakit kaldırımda hafifçe yana doğru eğilip soran bakışlarla şoföre baktı. Boncuk gözlü şoför korna çalıp ön koltuğu işaret etti. Kısa bir tereddüt anından sonra ne fark eder ki diye düşünüp bindi Yaman Bey. Sırt çantasını dizleri üstüne koyarak oturdu. Önce bir türlü alışamadığı kirli sakallarını kaşıdı sonra ücreti uzatırken tıraş olmalı artık diye düşündü. Hem müdür de ne zamandır ters ters bakıyordu onu böyle gördükçe. Fakat bu halinin kendisine getirdiği avantajı düşününce yine vazgeçti."
    Lees meer
  27. Ali Emre Arvas - Musa'nın Horozları

    26 december 2022 · 16 min

    Afspelen
    Öykü: Ali Emre Arvas - Musa'nın Horozları (İshak Edebiyat, 2022) Seslendiren: Bakış Kutlu Kurtuluş
    "Taşları eskimiş, döşemeleri köhnemiş, en yenisi belki kırk yıllık, bakımsız, yığma evlerin yan yana dizildiği, yoğunlukla düşük gelirli işçi ailelerinin ve düzensiz göçmenlerin ikamet ettiği sevimsiz, dar bir sokak. Duvarları yıkılmaya yüz tutmuş küçük bahçeler içerisindeki hatmiler, güller, karanfiller alını, morunu alıp çoktan gitmiş. Akşamları ellerinde pazar fileleriyle dönen babalarını karşılayan çocukların neşeli bağırışları, hamarat hanımların şen kahkahaları, serçelerin, bülbüllerin, sakaların şakımaları sanki hiç var olmamış. Şimdi kesif bir yoksunluk ve yoksulluk. Bu sokak sanki bin yıldır böyleydi."
    #seslikitap #sesliöykü
    Lees meer
  28. Franz Kafka - Aforizmalar

    17 december 2022 · 58 min

    Afspelen
    Franz Kafka - Aforizmalar Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya ALTIKIRKBEŞ YAYIN Türkçesi: Osman Çakmakçı - "Bir gün oğlum olursa ona ilk öğreteceğim şey, gönül almak için çabalamanın erkekliğinden hiçbir şey götürmeyeceği olacak." - "Aceleyle kaçıp ona sığınmadıktan sonra insan yaşamdan nasıl zevk alabilir?" - "Sayısız sığınak vardır, ancak kurtuluş yolu tektir; ama kurtuluş olasılıkları yine de sığınaklar kadar çoktur. Bir hedef var, ama yol yok; bizim yol dediğimiz şey, bir duraksamadır." - "İnsanların iki temel günahı vardır, sabırsızlık ve miskinlik. Sabırsız oldukları için cennetten sürülmüşlerdir, miskin oldukları için geri dönemiyorlar." - "Benim yalnızlığım insanlarla dolu." - "En iyiyi ararken iyiyi kaybediyorsunuz." - "Sakinliğimi çalanlar, beni deli olmakla suçluyor." - "Beni üzecek gücü sana verdiğim için kendimden özür dilerim." - "Düşünebilen herkesin insan olması, insan olan herkesin düşünebildiği manasına gelmiyor ne yazık ki."
    ""Kafka, Aforizmalar'ı Ocak 1917 ve Aralık 1920 tarihleri arasında "Günah, ıstırap, umut ve doğru yol üzerine aforizmalar" ve "O: 1920 günlüğünden aforizmalar" başlıklarından oluşan iki bölüm halinde yazdı. Hayatının kederli bir dönemine denk gelen bu tarihlerde Kafka, vereme yakalandığını öğrenmiş, uzun süredir nişanlı olduğu Fellice Bauer'den ayrılmış, ailesinin; evlenmesini ve başarılı bir yazar olmasını göremeyeceğini kabullenmişti. Aforizmalar Kafka'nın yaşam, ölüm, sanatın işlevi, iyi ve kötü üzerine yürüttüğü fikirleri açığa çıkarmaktadır. Aforizmalar'ın yazımına gösterilen titizlik, bunların gelişi güzel değil bir bütünlük içinde düşünüldüğünü, hazırlandığı ortaya çıkarır. Kafka hayatının son yıllarında bu eserini tamamlayamamış ve bu aforizmalar ölümünden sonra yakın dostu Max Brod tarafından bir araya getirilip yayımlanmıştır."
    Kevin MacLeod adlı sanatçıya ait Almost in F - Tranquillity, Creative Commons Atıf 4.0 kapsamında lisanslanmıştır. https://creativecommons.org/licenses/by/4.0/
    Kaynak: http://incompetech.com/music…
    Lees meer
  29. Sait Faik Abasıyanık - Semaver

    5 december 2022 · 10 min

    Afspelen
    Semaver - Sait Faik Abasıyanık Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    " Sabahleyin Ali’nin bir semaver, bir de fabrikanın önünde bekleyen salep güğümü hoşuna giderdi. Sonra sesler. Halıcıoğ­lu’ndaki askeri mektebin borazanı, fabrikanın uzun ve bütün Haliç’i çınlatan düdüğü, onda arzular uyandırır; arzular söndürürdü. Demek ki, Alimiz biraz şairce idi. Büyük değirmende bir elektrik amelesi için hassasiyet, Haliç’ e büyük transatlantik­ler sokmaya benzerse de, biz, Ali, Mehmet, Hasan biraz böyleyizdir. Hepimizin gönlünde bir aslan yatar." --------------------------------------- Sait Faik, Burgaz çalılıklarından çekti bir kızılcık dalı kopardı, kalem gibi yonttu, ucunu yaşama batırdı ve yazmaya koyuldu.
    Lees meer

    Türk hikâyeciliği Ömer Seyfettin'den sonra Memduh Şevket Esendal, Fahri Celalettin gibi ustaların sürdürdüğü bir türdü. Sabahattin Ali, Refik Halit'in memleket hikâyeciliğine diyalektik bir görüş katmış ve bu yeniliği ile 1940'ların tek ismi olmuştu . Sait Faik ise onların yapmadığı bir şeyi yaptı. Bir konuyu değil, yaşamın bir parçasını işliyordu. Bir tez savunmuyor, bir yaşantıyı yansıtıyordu. İnsan sevgisi dolu, doğa sevgisi dolu bir yüreği vardı. Neye baksa bu sevgi ile ısınıyor, ışıklanıyordu. Biz ancak o el attıktan sonradır ki, en önemsiz görünen insanların ve şeylerin zevkine eriştik."

    Haldun Taner, Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil, 1983.

  30. Heinrich Böll - Üzgün Yüzüm

    26 november 2022 · 16 min

    Afspelen
    Öykü: Heinrich Böll - Üzgün Yüzüm Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    - Beğenip, takip ederek ve paylaşarak destek olabilirsiniz, keyifli dinlemeler.
    "Martılara bakmak için rıhtımda durup dururken, üzgün yüzüm bu semtte devriye gezen bir polisin dikkatine çarptı. Havada süzülen kuşların seyrine öylesine dalmıştım ki! Havalanıyor, sonra pike yapıp suda yiyecek arıyor, ama çabaları boşa gidiyordu. Liman ıpıssız, su yeşilimtıraktı, pis ve kaim bir yağ tabakası kaplamıştı üzerini. Kabuk bağlamış yüzünde kaldırılıp atılmış çeşit çeşit öteberiler yüzüyordu. Gemi falan yoktu görünürde. Vinçler pas tutmuş, depolar haraptı. Fareler bile, rıhtımdaki bu kara yıkıntılarda eğleşmiyordu anlaşılan, zira ortalıkta ses seda duyulmuyordu. Dışarıyla her türlü bağlantı kesileli yıllar olmuştu. Bir martıyı gözüme kestirmiş, uçuşunu izliyordum. Havanın patlayacağını sezmiş bir kırlangıç kadar ürkek, çokluk suyun yüzüne yakın süzülüp duruyor, yalnız arada bir yolunu arkadaşlarının yoluyla birleştirmek üzere çığlık çığlığa yukarılara fırlamayı göze alıyordu. Bir şey dile deseler, her şeyden önce martılara vermek için ekmek dilerdim. Ekmekten koparıp koparıp atar, martıların gelişigüzel uçuşlarını beyaz noktalarla bir düzene sokar, uçup uçup gelecekleri hedefler yapardım kendilerine. Karmakarışık yolların oluşturduğu bu çığlıklı örgüye, suya atacağım bir ekmek parçasıyla gerginlik verirdim: Bir yumak iplik gibi, elimi atıp benden yana çekerdim örgüyü. Ne var ki, ben de onlar gibi açtım; onlar gibi yorgun... Öyleyken mutluluk içindeydim, çünkü ellerim cebimde, olduğum yerde dikilip martılara bakmak ve üzüntü yudumlamak hoş bir şeydi. Ama birden resmi bir elin omuzlanma konduğunu duydum. "Benimle gelir misiniz?" dedi bir ses. El, omzumdan çekerek beni geriye döndürmeye çalıştı, ama yerimden kımıldamadım, bir silkinişte eli attım omzumdan. Serinkanlı bir şekilde "Çıldırdınız mı siz?" dedim. O hâlâ görünmeyen kişi: "Arkadaş!" dedi. "Sözlerine dikkat et!" "Anlayamadım Beyim!" diye cevapladım ben. O …
    Lees meer
  31. Figen Koşar - Sadık | Sesli Kitap

    14 november 2022 · 25 min

    Afspelen
    Öykü: Figen Koşar - Sadık (İshak Edebiyat, 2022) Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    "Duvardaki çifte pandüllü, ağır zincirli, abanoz ağacından yapılmış İsviçre saatinin gongu gece yarısının geldiğini haber verdi. Başını yanında inişli çıkışlı horultularla öte âlemlerde dolaşan karısından yana çevirdi Sadık. Gittiği diyarlardan kolay dönmeyeceğine emin olunca önce sağ ayağını sonra sol ayağını indirdi yataktan. İnce hırkasını omuzlarına, yakın gözlüğünü hırkasının cebine yerleştirdi. İpek pijamasının yakasını düzeltti."
    Lees meer

    #seslikitap #seslioyku

  32. Refik Halid Karay - Ayşe'nin Yazgısı - Sesli Kitap

    28 oktober 2022 · 11 min

    Afspelen
    Refik Halid Karay - Ayşe'nin Yazgısı Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    "Ali Bey, sofanın yıkık yerinden yağmur altında garipleşen, çamurları açılan yola bakıyordu. Ayşe kapının aralığından onu seyrediyordu. Erkek dönünce kızı, orada açık açık kendine bakar gördü; iki iri siyah gözün lezzetle bakışlarından bir şey; gururunu, şehvetini kışkırtan bir etki duydu, gülerek dedi ki: - Kız sen, burada yalnız korkmuyor musun? O, belki yalnız değildir diye bir tecrübe ediyordu; Ayşe cevap vermeden, vahşi bir utanç içinde kaçtı, Ali Bey arkasından atıldı..."
    Lees meer

    Keyifli dinlemeler...

  33. Ambrose Bierce - Baykuş Deresi Köprüsü'nde Olay

    27 oktober 2022 · 8 min

    Afspelen
    Öykü: Ambrose Bierce - Baykuş Deresi Köprüsü'nde Olay Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya (IG: cancaseyler) "Herkes hazır durumda. Tutuklu sessizce duruyor. Gözleri kapalı değil. Aşağısından akıp giden suya bakıyor. Şimdi gözlerini kapattı. Kafasından geçen son düşüncelerin karısına ve çocuklarına ait olmasını istiyor. Sesleri duymaya başladı. Önceleri hafif olan sesler gitgide yükseliyor yükseliyor ve kulaklarını acıtmaya başlıyor. Acısı büyük; bir an önce bitsin istiyor, ama duyduğu sesin sadece köprünün altından hızla akan nehir olduğunu anlıyor." Lees meer
  34. Öykü | Tuba Sina Aydın - Bir Çocuk Cesedi

    25 oktober 2022 · 22 min

    Afspelen
    Öykü: Tuba Sina Aydın - Bir Çocuk Cesedi (İshak Edebiyat, 2022) Seslendiren: Bakış Kutlu Kurtuluş
    "Açıkçası, bu röportaj meselesi bana ilk söylendiğinde yüzümü buruşturmuştum. Neymiş, son dönemlerde reyting rekoru kıran bilmem ne dizisinin yakışıklı oyuncusuyla söyleşi yapacakmışım. Brad Pitt'e benzerliğinden dolayı magazin dünyası son dönemlerde onu konuşuyormuş. İyi hoş da, ben ne o yakışıklıyı bilirim ne de öylesi dizileri. Benim, ağzından sanat damlayan yazarlarla, konuşurken Hamlet'ten dem vuran tiyatrocularla, söyleşi yapmaktan zevk aldığımı bildikleri halde, ikide bir bu paçavraları ne diye karşıma çıkarırlar ki?"
    Lees meer

    #seslikitap #seslioyku

  35. Ambrose Bierce - Psikolojik Bir Gemi Kazası

    17 oktober 2022 · 13 min

    Afspelen
    Öykü: Ambrose Bierce - Psikolojik Bir Gemi Kazası Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya (IG: cancaseyler)
    "Birbirlerinden uzaklaşsınlar diye muhtelif yerlere gönderildiler ve bir mevsimliğine de olsa, ikisinin bir araya gelerek oluşturduğu o ağacın gövdesinden ayrı tutulmaları için, çünkü birbirlerine zıt yönlerde akan iki benzer derecik gibi, zayıf olan güçlü olanla beraber doğar ve bu yüzdendir ki yolları bir şekilde kesişen iki soy çıkar ortaya, ruhları arkadaşlık eder birbirlerine ve o esnada bilmezler ki bedenleri önceden çizilmiş bir rota üzerinde yol almaktadır."
    Lees meer

    #seslikitap #seslioyku

  36. Öykü | Şeyda Başer Eroğlu - Gölgeyi Sürüklemek

    7 oktober 2022 · 6 min

    Afspelen
    Öykü: Şeyda Başer Eroğlu - Gölgeyi Sürüklemek (İshak Edebiyat, 2022) Seslendiren: Bakış Kutlu Kurtuluş
    "Patimin üstünü yalayıp gören gözümü arada temizliyorum. Burnum tıkalı. Altına sığındığım araba güneşe siper. Etrafta bir damla su yok. Sineklerin üstüne tünediği birkaç kemik artığı duvarın dibinde. Karşı kaldırımdan sızan bir gölge mi, seçemiyorum. Yaklaşan ince bedeni fark edince ön ayaklarımın üstünde dikiliyorum..."
    Lees meer
  37. Öykü | Erva Kara - Kaplumbağa

    26 september 2022 · 19 min

    Afspelen
    Öykü: Erva Kara - Kaplumbağa (İshak Edebiyat, 2022) Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    "Burası bir dünya. Kendim yarattım. Tam altı günde. Yedinci günün sabahı balkona bir kahvaltı sofrası hazırladım. Patates kızarttım. Patlıcan ve biber de. Patatesleri biraz yaktım. Patlıcan ve biberi de. Aslında sadece fazla pişirdim. Neyse ne canım. Sonuçta herkes yedi. Hepsi bitti. Tabakta bir tane bile patates kalmadı. Patlıcan ve biber de…"
    Lees meer
  38. TOLSTOY - İnsan Neyle Yaşar? - Sesli Kitap

    5 september 2022 · 52 min

    Afspelen
    Lev Nikolayeviç Tolstoy - İnsan Neyle Yaşar? Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    "Önceden Tanrı’nın insanları sırf yaşamalarını istediği için hayata gönderdiğini sanıyordum; şimdi ise daha fazlasını anladım. Anladım ki Tanrı insanların ayrı ayrı yaşamasını istemez, bu yüzden onlara kendileri için neyin lazım olduğu bilgisini vermemiştir. Tanrı insanların bir arada yaşamasını istemiş ve bu yüzden her birine hem kendileri için hem de herkes için lazım olan şeyleri göstermiştir. İnsanlara sadece kendi refahları için verdikleri uğraşla hayatta kalıyorlar gibi görünse de onların sadece sevgiyle hayatta kaldıklarını anladım. İçinde sevgi barındıran kişi Tanrı’ya yakındır, Tanrı onun içindedir, çünkü Tanrı sevgiyi yaratandır”.
    Lees meer
  39. TOLSTOY - İnsana Çok Toprak Gerekir Mi? - Sesli Kitap

    25 augustus 2022 · 37 min

    Afspelen

    Lev Nikolayeviç Tolstoy - İnsana Çok Toprak Gerekir mi? Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    "Rüyasını hatırladı Pahom. "Toprak çok, " diye düşündü, " Ama Tanrı üzerinde yaşamama izin verecek mi bakalım? Ah harap ettim kendimi, yetişemeyeceğim !"

  40. Yusuf Can Gökkaya - Beyaz Bankta Bir Gün - Sesli Kitap

    11 augustus 2022 · 12 min

    Afspelen
    Beyaz Bankta Bir Gün Yazan, Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    “Sosyal tesislere nasıl gidilir genç?” diye sordu… O yolun girişinde beyaz bir bankta oturduğum için, bu soru gayet normaldi. Bank da zaten alıştığımız banklar gibi değildi. Şubat ayından hareketle yeterince soğumuş, beyaz, demir bir bank. Oturduğun zaman hem ayı hem de bankın varlığını hissetmek çok zor değil."
    Keyifli dinlemeler...
    Intro - Outro: Twin Musicom adlı sanatçıya ait Funky (Sting), Creative Commons Atıf 4.0 kapsamında lisanslanmıştır. https://creativecommons.org/licenses/by/4.0/
    Sanatçı: http://www.twinmusicom.org/
    Lees meer
  41. Refik Halid Karay - Şeftali Bahçeleri - Sesli Kitap

    31 juli 2022 · 21 min

    Afspelen
    Refik Halid Karay - Şeftali Bahçeleri Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    “Şeftali Bahçeleri”, Refik Halit’in üzerinde en çok durulan, hakkında en çok yazı kaleme alınan hikâyelerinden biridir. Memleket Hikâyeleri kitabında yer alan bu hikâye, yazarın Anadolu köy ve kasabalarına bakışını, döneminin ve vuku bulduğu coğrafyanın insanını ve sosyal şartlarını yansıtması açısından dikkate değerdir. Karay, bu hikâyesinde yazıldığı dönemin kasaba hayatını vermek, aydın/memur-halk ilişkisini ele alarak birtakım olumsuzlukları anlatmak ve dönemin sosyal yaşamını resmetmek amacındadır. Bunu yaparken, yaşanan coğrafyanın/mekânın şartlarının ve özelliklerinin insan üzerindeki etkisini de anlatmıştır.
    Keyifli dinlemeler...
    Lees meer
  42. Refik Halid Karay - Sus Payı - Sesli Kitap

    29 juni 2022 · 21 min

    Afspelen
    Refik Halid Karay - Sus Payı Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    "Refik Halit Karay’ın ilk basımı 1919 yılında yapılan “Memleket Hikâyeleri” kitabında yer alan Hakk-ı Sükut (Sus Payı) öyküsünün kahramanı Fotika, 1800'ler sonunda Bursa'nın Cilimboz mahallesindeki böcekhanelerde (*) çalışmış işçi kızlardan biridir… Yaşamı ve akıbetiyle ilgili bilgilenmek için en iyi yol elbette Refik Halit’in enfes kitabına başvurmak…"
    Keyifli dinlemeler...
    Lees meer
  43. Bram Stoker - Yargıcın Evi - Sesli Kitap

    25 juni 2022 · 49 min

    Afspelen
    Bram Stoker - Yargıcın Evi ( Sesli Kitap ) Çeviren: Sönmez Güven Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    "Malcolm Malcolmson, sınav zamanı yaklaştığında, bir yerlere kaçıp çalışmalarını tek başına sürdürmeye karar verdi. Deniz kıyısının albenisinden çekiniyor, ama taşranın mutlak ücralığından da aynı ölçüde korkuyordu,- çünkü bu tür yerlerin gizemli çekiciliğini eskiden beri iyi bilirdi ve dolayısıyla dikkatini hiçbir şeyin dağıtamayacağı gösterişsiz ve küçük bir kasaba bulmaya azmetti. Arkadaşlarının fikirlerini almaktan sakındı, çünkü onların hep daha önce kendisinin de bulduğu ve tanışlar edindiği yerleri tavsiye edeceklerini düşünüyordu. Malcolmson dostlarından sakınmaya çalıştığı kadar, dostlarının dostlarından görebileceği ilginin de kendisine ayakbağı olmasına izin vermeye kesinlikle niyetli değildi ve böylece uygun bir yeri kendi başına aramaya karar verdi. Giysilerini ve gerek duyacağı kitaplarını bir valize doldurduktan sonra, tarifedeki tanımadığı ilk kasabaya bir bilet kestirdi."
    #seslikitap #bramstoker
    Lees meer
  44. Öykü | Sabahattin Ali - Gramofon Avrat - Sesli Kitap

    24 juni 2022 · 8 min

    Afspelen
    Öykü: Sabahattin Ali - Gramofon Avrat ( Sesli Kitap ) Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    "Azime bu kızı eline geçireli bir sene bile yoktu. Fakat adı şimdiden bütün Konya hovardalarının arasına yayılmış, bunun sayesinde Azime'nin çıkınına yeşil yeşil banknotlar dolmaya başlamıştı. Yaşı daha yirmi sularında idi. On beş senelik oturak avratlarından güzel oyun oynuyor, bütün türküleri, en zorlarını bile gözünü kırpmadan söylüyordu. Bir yanık sesi vardı ki... Bu ses için ismi Gramofon Avrat olmuştu. Asıl adı pek malum değildi. Nereden geldiğini de bilenler azdı. Dilinin epeyce düzgün olduğuna bakılırsa herhalde şehirde bir efendi yanında evlatlık kalmış olacaktı. İki sene evvel ilk defa olarak Dereköylü bir delikanlının yanında Meram'da bir oturağa gelmiş, ondan sonra bir iki ay bu çocukla dolaşmıştı. Dereköylü, bir gece kavga arasında vurulup ölünce bütün öteki kimsesiz ve efesiz oturak kadınları gibi Azime'nin eline düştü. Azime ne tükenmez hazine yakaladığını bilmez değildi. Kızı evvela terzi Mürüvvet'e götürüp hanımlar gibi giydirdi, ayağına tokalı pabuçlar aldı, bir hafta, on gün istirahat ettirdi. Ondan sonra bir geceliğine oturağa göndermek için otuz, kırk, yerine göre yüz lira alarak ve sürüyüp götürmesinler diye yanına kendi adamlarından bir silahlıyı "efesidir, yalnız göndermez" diye katarak kızı çalıştırmaya başladı."
    Lees meer

    #seslikitap #seslikitapdinle #sabahattinali

  45. Öykü | Usame Yördem- Domates, Mutfak, Annemleşen Dünya ve Şeylerin Ölümü

    4 juni 2022 · 11 min

    Afspelen
    Öykü: Usame Yördem- Domates, Mutfak, Annemleşen Dünya ve Şeylerin Ölümü (İshak Edebiyat, 2022) Seslendiren: Bakış Kutlu Kurtuluş
    “İstemeye hakkım var mı bilmem ama Seni yürekten ilgilendiren şeyleri, Başkalarına anlatmaktan kaçınacağın şeyleri, Duymak isterdim. Anlat bana…” Tomris Uyar
    "Açık pencereden giriyor rüzgâr. Gezinmeye başlıyor odada. Yapışkan bir vücutla seriliyorum. Yaz geliyor. Aynı sıcaklıkla. Tenimde gezinen ter damlaları, sırtımdan aşağı indikçe kaşınıyorum. Bir dürtü büyüyor içimde. Genzimde sonradan ortaya çıkan bir şey. Ne olduğunu bir türlü bulamadığım bir şey…"
    Lees meer
  46. Öykü | Nuray Elçin - Bal Gibi İki Neden

    30 mei 2022 · 11 min

    Afspelen
    Öykü: Nuray Elçin - Bal Gibi İki Neden (İshak Edebiyat, 2022) Seslendiren: Bakış Kutlu Kurtuluş
    “Ama aşka inanıyorum Ve senin de inandığını biliyorum Ve bir çeşit yola inanıyorum Senin ve benim birlikte yürüyebileceğimiz bir yola” -Nick Cave, Into My Arms
    Gün doğduğunda Deva artık yoktu. Canına kıymış. Birlikte uyuduğumuz, uyandığımız, ağladığımız, güldüğümüz, seviştiğimiz, sarıldığımız, yüzlerce kez ayrılıp barıştığımız odasının penceresinden kendini boşluğa bırakmış. Rüzgâra karışmış. Toza toprağa bulanmış. Yok olmuş.
    Lees meer
  47. Öykü | Melisa Çetin - Deli

    23 mei 2022 · 17 min

    Afspelen
    Öykü: Melisa Çetin - Deli (İshak Edebiyat, 2022) Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    "Gözlerimi açar açmaz yine o iğrenç kokuyu duymaya başlıyorum. Kokunun ne olduğunu anlatmadan önce size kendimi takdim edeyim: Ben Bora. Deli Bora. Yanlış anlaşılsın istemem. Deli benim lakabım değil soyadım. Sadece adımın ve soyadımın yerini değiştirerek kendimi tanıttım. Kulağa daha eğlenceli geldiğini düşündüğümden sanırım, bir süredir bunu bu şekilde söylemeyi huy edindim. Gerçekten deli miyim? Bilmiyorum."
    Lees meer
  48. Şükrü Erbaş - Sonuç

    10 mei 2022 · 6 min

    Afspelen
    Şükrü Erbaş - Sonuç "İnsanın Acısını İnsan Alır (Bütün Yazıları 1); s.82-83" Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya Müzik: Can Atilla - Hamamda İlk Gözyaşları "Doğan güneşlerin ve batan güneşlerin altında, ellerden, yüzlerden ve yürek çarpıntılarından değil de ayrılıklardan yapılmış bir taş yontu, bir yalnızlık imgesi, bir hüzün çağrışımıydı, durduğu yere uçurumlar açan. Herkes geri çekilerek onu öne çıkarmıştı, bütün sonuçların tek sorumlusu gibi. Bu tenhalık içinde kentin tek kalabalığıydı, parmaklarıyla düğüm düğüm sokaklara dağılan. Yağmurlar, bulutlar, ay ışığı ve rüzgâr aynı incelik ve uzaklıkla duruşuna derinlikler katıyor, ulaştım dediği her olanağı sisler ve sorularla bir ulaşılmaza çeviriyordu. Kimsenin bir şeyi elinden almasına fırsat vermeyecek kadar boğuşuyordu kendisiyle. Herkesin her şeyi sorgusuz ve çabasız kabul ettiği bir dünyada, mutluluğunu bile didik didik etmenin ayrıcalığı ile üstün ve yenikti. Bir halk hareketinde orduları dağılmış bir komutan değilse, kesinlikle bir aşk kırgınıydı, tüm inceliğini mağrur bir güzellik önünde bırakıp çekilmiş ya da mağrur bir incelikle elindeki güzelliği yitirmiş. “Sonuç?” ya da “Sonra?” diyen kimi görürse mezar taşlarını gösteriyordu. “Sonuç yok” diyordu. “Sonuç, ertelenmiş bir şimdi, sürekli devinen bir gerçeğin yeni bir başlangıcı, bir yanılsamasıdır bulunduğumuz yere göre. Aslolan süreçtir ve elimizdeki tek gerçek, biricik şans, şimdi, şu an yaşadığımızdır. Bu yüzden tanıma gelmez, kalıbı ve kuralı yoktur; aşk gibi, ay ışığı gibi, iğde kokusu gibi… Yaşanır yalnızca. Sonuç adına şimdiyi ertelemek, yaşamı ertelemektir, ipini çekerek ardına düştüğümüz mutluluğu zamanın dışına itmektir. Bulunduğumuz her nokta, yaşadığımız her an bir sonuç değil midir gerçekte; bizi biz eden geçmişimizden ve seçimlerimizden oluşmuş bir sonuç?” “Peki, nedir öyleyse pişmanlık? Yaptığımız seçimden ötürü yaşadığımız bu daralma, kendimizi aşağılama, ömrümüzü yadsıma? Her yağmur damlası bir noktaya düşer, her yaprak payına düşen rüzgârı bili… Lees meer
  49. Öykü | Saim Serhat Arslan - Sahaf Memik Efendi

    3 mei 2022 · 15 min

    Afspelen
    Öykü: Saim Serhat Arslan - Sahaf Memik Efendi (İshak Edebiyat, 2022) Seslendiren: Yusuf Can Gökkaya
    "Bakırcılar Çarşısı eşrafından Memik Efendi üç nesildir sahaflıkla geçimini sağlayan Karlı ailesinin son erkek ferdidir. Şehrin ilk sahaflarından olan atası Abuzer Efendi bazı kayıtlarda dönemin sahaflar şeyhi olarak anılsa da o yıllarda Antep’te eski ve değerli kitapları toplayıp satan esnaf sayısının bir elin parmaklarını geçmediğini düşününce bu yakıştırmanın çok da mühim olmadığı hemen anlaşılacaktır."
    Lees meer
  50. Öykü | İbrahim Savar - İçinden Konuşanlar

    16 april 2022 · 13 min

    Afspelen
    Öykü: İbrahim Savar - İçinden Konuşanlar (İshak Edebiyat, 2022) Seslendiren: Bakış Kutlu Kurtuluş
    "Karneden üç gün evvel okuldan aldılar beni. Eylül olduğunda çocuklar kaskatı yakalıklarını çekeleyerek okula koşarken ben elimde askı, esnafa çay dağıtıyordum. İnsan okula gitmeyince on beş tatil, çocuk bayramı, kurtuluş günü gibi belli tarihler derhal çıkıyor hayatından. Onun yerine kahvedeki ihtiyarların cemreleri, seneidevriyeleri ve üç aylık günleri giriyor. Kendi günlerimi değil onlarınkini sayarak usuldan büyüdüm."
    Lees meer